Yazı Detayı
15 Temmuz 2021 - Perşembe 14:08
 
TOPRAĞIMIZA VURULAN İHÂNET MÜHRÜ
Mehmet YAKUT
mehmetyakut@medyavatan.com
 
 

TOPRAĞIMIZA YAPILAN İHÂNEET

 

“Tarım ihmal edildiğinde o ülke intihar ediyor demektir." Albert EİNSTEİN

 

Bundan birkaç gün önce bir televizyon kanalında şöyle bir alt yazı haberi geçti:

"Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar: Son 30 yılda Türkiye' de 4. 000.000 (Dört milyon) hektar (bir başka ifadeyle 40. 000.000 = kırk milyon dönüm) alan tarım alanı olmaktan çıktı.Her yıl Kıbrıs büyüklüğunde bir alanı kaybediyoruz."

 

Aynı bilgiler, TBMM Küresel İklim Değişikliği Araştırma Komisyonu raporunda da yer almaktadır. Buna göre 2001 yılında 26,4 milyon hektar olan tarım alanımız, 2020 yılında 23,1 milyon hektara geriledi. Tarım alanlarında 19 yılda yaşanan kayıp yüzde 12 oldu! Bu, 2001-2020 yılları arasında toplam 15 Hatay büyüklüğünde tarım arazisinin kaybı anlamına geliyor. Öte yandan, 2011 yılında Türkiye’de, 68 milyar dolar olarak gerçekleşen tarımsal hasıla 47 milyar dolara düşmüş bulunuyor. Çiftçi sayısı ise son 12 yılda yarı yarıya azaldı.

 

Tarımsal üretim gücü, bir ülkenin sahip olduğu en büyük nimet ve zenginlik kaynağıdır. Eğer tarımsal üretim gücünüz yoksa, istediğiniz kadar paranız olsun, ne kadar yüksek teknoloji ürünleri üretiyor olursanız olun, sonuçta parayı, plastiği, metali yiyemeyeceğinize göre aslında fakirsinizdir. Dünya nüfusunun her geçen gün biraz daha arttığı günümüzde devletlerin en büyük sorunu artan nüfuslarını sağlıklı bir şekilde besleyebilme sorunudur. Gıda konusu tarihte olduğu gibi günümüzde de en stratejik konuların başında gelmektedir. Tarımsal üretimde kendinize yeterli bir ülke değil de dışa bağımlı bir ülkeyseniz bir kriz, ambargo, kuraklık ve savaş durumunda kısa zamanda havlu atmanız, diz çökmeniz kaçınılmazdır. 1. Dünya savaşı ve Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun ve Türk halkının maruz kaldığı beslenme sorunu ve bunun yarattığı dramlar halen daha toplumumuzun hafızasında canlılığını yitirmemiştir. İran devletinin yaklaşık 35 yıldan beri maruz kaldığı ambargoya rağmen ayakta kalmasının, direnebilmesinin en büyük sebebi tarımsal üretim gücüdür.

 

Tarımsal üretimin hiç şüphesiz en önemli unsurları toprak, tohum ve sulamadır. Türkiye maalesef devlet olarak diğer pek çok konuda olduğu gibi bu meselede de uzun yıllardan beri son derece yanlış politikalar ve ilkel tutumlar içerisindedir. Gelişmiş ülkeler tarıma elverişli topraklarını gözleri gibi korurken, nüfusu 100 milyon sınırına dayanmış olan Türkiye özellikle 50' li yıllardan bu yana çarpık kentleşme, arsa rantı, erozyon gibi sebeplerle tarım alanlarını kendi elleriyle, büyük bir sorumsuzlukla hızla yok ediyor. En değerli tarım arazilerimizin üzerinde her yıl beton yığınlarının yükseldiğini görmek içimizi sızlatıyor, yüreğimizi parçalıyor, fakat elimizden bir şey gelmiyor.

 

Yüzölçümünün ancak üçte birinin tarıma elverişli olduğu ülkemizde, bugün canı isteyen herkes istediği bir tarlasına çok rahatlıkla inşaat yapabiliyor. Bu durum büyük bir gaflet, dalalet ve cinnet halidir, bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. 1990' lı yıllara kadar dünyada kendi kendisini besleyebilen 7 ülkeden biri olan Türkiye, sorumsuzca uygulanan yanlış tarım, hayvancılık ve imar politikaları yüzünden şu anda maalesef gıda maddeleri ve tohum ithalat eden bir ülke haline gelmiş durumdadır. Türkiye gibi bir ülkeyi bu durumlara düşürmeye hiç kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur, olmamalıdır.

 

Evet, gıda sorunu günümüzde tüm dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Tarım arazilerinin rant uğruna imara açılarak talan edilmesi Türk milleti' ne yapılmış en büyük ihanetlerden birisidir.

"Beyaz adam, annesi toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne alıp satılacak, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar.

Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir.

Beyaz adamın kurduğu kentlerde huzur ve barış yoktur.

Bu kentlerde bir çiçeğin taç yapraklarını açarken çıkardığı tatlı sesler ve bir kelebeğin kanat çırpınışları duyulamaz.

Beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu, son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde anlayacak..."

 

Böyle sesleniyordu 'beyaz adam'a, yüzyıllar önce Kızılderili Şefi Seattle şiirinde.

 

Yıllardan beri rant uğruna, ihtirasları uğruna tarım alanlarımızı, verimli ovalarımızı imara açıp topraklarımızı betona gömen, ülkeyi soğana, sarımsağa, samana muhtaç hale düşüren Beyaz Türkler de bir gün anlayacaklar paranın ve betonun yenmediğini.

Anlayacaklar anlamasına ama, neden sonra?

"Ba'del harab' ül Basra"; (Basra harap olduktan sonra.)

 

 
Etiketler: TOPRAĞIMIZA, VURULAN, İHÂNET, MÜHRÜ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Temmuz 2021
ÖZGÜRLÜK, SAPKIN DAVRANIŞLAR VE INSANLIK ONURU
10 Mayıs 2021
ERMENİ SOYKIRIMI YALANINA FARKLI BİR BAKIŞ
09 Mayıs 2021
KUDÜS VE FİLİSTİN SORUNU ÜZERİNE BİR MÜLAHAZA
31 Mart 2021
TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ IRKÇILIKLA ÖZDEŞLEŞTİRME HASTALIĞI – 1
21 Şubat 2021
VEFÂSIZLIK VE NANKÖRLÜK
08 Şubat 2021
SATILIK DAVÂ ADAMLARI
01 Şubat 2021
TÜRKİYE MUHAFAZAKÂRLAŞIYOR MU?
25 Ocak 2021
BİR TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ HİKÂYESİ
16 Ocak 2021
HADİSELERİ DOĞRU ANLAMANIN VE YORUMLAMANIN İMKÂNI ÜZERİNE
11 Ocak 2021
‘ÖLÜM’E DAİR DÜŞÜNCELER
06 Ocak 2021
ATATÜRK’E SALDIRMANIN DAYANILMAZ SAKİLLİĞİ
01 Ocak 2021
MÜZİK NOTASI
27 Aralık 2020
YOLSUZLUK CENNETİ TÜRKİYE
19 Aralık 2020
TÜRK DEMOKRASİSİ ÜZERİNE NOTLAR
06 Aralık 2020
KORKU - YORUM
01 Aralık 2020
HÂİN Mİ, KAHRAMAN MI?
15 Kasım 2020
FİKRİN FAHİŞESİ OLMAK
06 Kasım 2020
FARKLI DEVİRLER, AYNI TAVIRLAR
29 Ekim 2020
POSTMODERN DİNDARLIK
24 Ekim 2020
‘AYİNE-İ HALK’ TA CENAB-I HAKK’ I GÖRMEK
19 Ekim 2020
HZ. MUSA KISSASININ ANLATTIKLARI
09 Ekim 2020
FÎHİ MÂ FÎH
01 Ekim 2020
İNSAN, HAYAT VE ÖLÜM
24 Eylül 2020
HAKKI SAVUNMAK, HAKKIN ŞAHİDİ/ŞEHİDİ OLMAK
16 Eylül 2020
SİSTEM VE ANAYASA TARTIŞMALARINA DAİR BİRKAÇ KELAM
10 Eylül 2020
CEMAAT – TARİKAT – SİYASET KISKACINDA TÜRKİYE’ DE DİN’ İN AHVÂLİ
03 Eylül 2020
TARİH ŞUURU
27 Ağustos 2020
TARİHİ FARKLI OKUMAK
20 Ağustos 2020
AF, BİR HUKUK CİNAYETİ VE ADALETİN KATLİDİR
13 Ağustos 2020
MODERN DÜNYADA İNSAN
06 Ağustos 2020
AYDIN SORUMLULUĞU
30 Temmuz 2020
MEDLÛLÜNÜ YİTİREN KAVRAMLAR
24 Temmuz 2020
LOZAN' IN 97. YILDÖNÜMÜNDE TÜRKİYE' NİN İKTİSADİ GÖRÜNÜMÜ
Haber Yazılımı