Yazı Detayı
06 Temmuz 2021 - Salı 13:39
 
VUSLAT GÜNÜN KUTLU OLSUN SEVGİLİ HATAY
Musa GÖÇER
Yazar-Aktivist
 
 

 

(İLK KURŞUNUN ANADOLU AŞKI)

Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biri, susayanlar için pınarın gözü, Mezopotamya’dan Akdeniz’e açılan kapı, Anadolu’yu Çukurova üzerinden Suriye-Filistin ve tüm Ortadoğu’ya bağlayan kavşaktır Hatay. Atatürk’ün namus meselesi, Türkün uç beyi, sarsılmaz kalesidir Hatay.

Gül kurutanların türküsü, portakal çiçeğinin kokusu, Amanos’ ların serin seher yelidir Hatay. Mehmet Kara, Yusuf Celal, Deli Ağa, Selim Çavuş, Molla Yasin, Kara Hasan Paşa’dır Hatay.

Gülmesin boşa nadan Anadolu’ya aşık maşuktur Hatay.

Biz bu aşk için çıktık dağlara. Karanlık bir gecede Dörtyol Karakese’ de başladı zalimin zulmüne isyan. Mecalsiz olsak ta olamazdık tutsak. Kimsesiz olsak ta vardı töremiz, arkamızdaydı yaradan ve Başkomutan.

Bu yazı tarihi bir yazı değil Anadolu’ya aşık bir maşukun sevgiliye serenatıdır. Tarihi süreci anlatacak ne gücüm ne bilgim ne de yüreğim var benim. Büyüklerim bunu zaten birçok kez yazmış ve anlatmışlar. Ben seksen bir yıl sonra o süreci yaşamayan lakin o sürecin aşığı olarak günümüz Hatay’ı ile birleştirerek hem aşkımı hem itirazlarımı kaleme alıp haykırmak sesime ses olacak yüreklere selam etmek derdi ile kaleme aldım bu yazıyı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun geride bıraktığı en çok cefa çeken coğrafyalardan biridir Hatay. Zamanın siyasi gelişmeleri olumsuz cereyan edip 30 Ekim 1918 de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra Fransızlar tarafından işgal edilir. Fransızlar Hatay’ı önemser çünkü Hatay Ortadoğu’yu kontrol ederek sömürgeleştirmek isteyen Fransız için bir kaledir. Konumu itibarı ile geçiş noktası ve su meselesinin de olmazsa olmazıdır. 

İşgal altında birçok çile çekmiş Hatay halkı bağımsızlığından asla vazgeçmeyecek bir yapıya sahip olduğundan elbette ki şartlar oluşur oluşmaz esaret zincirini göğsünde parçalamak ve bağımsızlığına kanat açmak için mücadele edecektir.

Türkün kurtuluş mücadelesi destansı bir mücadeledir. Sadece Hatay değil cümle Anadolu halkı bu onurlu destanı yazan kalemi tutan eller gibiydi. Bu manada her direnişin büyük bir ehemmiyet arz ettiği tartışılmaz olsa da ilk kurşunun İzmir’de Hasan Tahsin tarafından değil Dörtyol Karakese’ de Mehmet kara tarafından sıkıldığını belirmek isterim.

Bu konuda ilk kurşunun Hasan Tahsin tarafından atıldığı ders kitaplarında dahi yer almış ve böyle biline gelmişken Araştırmacı yazar sayın Kadir Aslan 18 Aralık 1981 de Genel Kurmaya yazılı bir şekilde başvurarak bu konu hakkındaki resmi devlet belgelerindeki kayıtları talep etmiştir. Bu talebe Genel Kurmayın cevabını aynen paylaşıyorum.

“Birinci Dünya Savaşından sonra galip devletlerin yurdumuzda ilk işgal ettiği yerlerin İskenderun ve Dörtyol olduğu, bu düşmana karşı ilk direniş hareketinin yine bu bölgede başladığı, buna bağlı olarak da ilk silahlı direniş hareketinin de 19 Aralık 1918’de Dörtyol ilçesi Karakese köyünde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bilgilerinize sunulur.”

Bu konuda emeği geçen sayın Mehmet Tekin ve Kadir Aslan gibi birçok isim sayabiliriz. Daha sonra İlk Kurşun Anıtı ve İlk Kurşun Müzesi ile Hatay’ın hakkı teslim edilmiştir.

Anadolu’nun topyekûn mücadelesi hepimizin onurudur. Bir Hataylı olarak ilk kurşunu sıkarak hürriyet fitili ateşleyen toprakların insanı olmaktan da onur duyduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Bu yazı tarihi bilgiler için kaleme alınmadı diye belirtmiştim. Bu yazı Hatay’ın Anadolu’nun en güzel parçası olduğu ve bu güzel sevdasını aktarmak için kaleme alınmıştır.

Dileğim o dur ki Hatay meselesini bir köşe yazı olarak değil de bir gün hatırı sayılır bir eserek vererek işlemek detaylı bir şekilde insanımıza aktarmaktır.

General Şükrü Kanatlı’ dan Atatürk’ün Deli Ağa’ya beslediği muhabbete ve ölümünü öğrendikten sonra onun çocukları ile bir araya gelmesinden hatta o ünlü fotoğrafa kadar anlatılacak çok konu var. Referandum sürecinden Tayfur Sökmen’ e, Hatay’dan giden ekibe “Cenubi Türkmenistan” denmesine kadar uzanan derin bir mevzudur Hatay.

Bugün rüzgâr bekleyen bayrağı dalgalandıran, Anadolu’nun güneyinde yıkılmaz bir kale gibi sonsuza kadar duracak olan Hatay’ın Anadolu ile firakının bittiği aşıkların vuslata erdiği gündür. Günümüz politikalarında Hatay’a daha fazla önem verilmesi gerektiğinin de altını çizmeden geçemeyeceğim. Kutlu Türk töresi gereği geleceği düşünerek politika yapılmasının elzem olduğunu hatırlatmak isterim. Misafir ettiğimiz mültecilerden İskenderun limanına kadar Hatay Anadolu’nun gözbebeği olduğunun altını çiziyorum.

Bu vuslatın mimarı olan Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün Hatay’a beslediği sevdanın haklı onurunu yaşayarak ve onun cümleleri ile yazımı sonlandırıyorum.

“Hatay benim namus meselemdir.”

“Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz.”

M.Kemal Atatürk

Vuslat günün kutlu olsun sevgili Hatay.

Musa Göçer

 
Etiketler: VUSLAT, GÜNÜN, KUTLU, OLSUN, SEVGİLİ, HATAY,
Yorumlar
Haber Yazılımı