DOLAR 9,5908-0.17%
EURO 11,1437-0.48%
ALTIN 556,710,59
BITCOIN 6047682,18%
Isparta
10°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

YENİ BAKIŞ
154 okunma

YENİ BAKIŞ

ABONE OL
30 Eylül 2021 08:42
YENİ BAKIŞ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Güncel meselelere bakış açımızda ne kadar kendimizi güncelleyebiliyoruz? Gelişen teknoloji, edinilen yeni bilgiler ve farklılaşan insan münasebetlerine ne gibi yeni yorumlar katabiliyoruz?
Allah insanı bir fıtrat üzere yarattı. Bu yarattığı şekli insanlar olarak henüz anlayabilmiş de değiliz. Her gün bir yeni fizyolojik olay, yeni bir hücre, hatta yeni organlar keşfediyoruz. Daha kimyasal tepkimeleri tam anlamış değiliz. Yerküreyi çözebilmiş değiliz. Bunların hepsi Yaradan’ın bizlere sunduğu kanunlar çerçevesinde seyrediyor ve biz bunları tam olarak anlamaya çalışıyoruz.

Allah akıl verdi. Bu aklımızı da yeterince kullanamadığımız veya yanlış kullandığımız dünyanın hali ile alakalı olarak orta yerde duruyor. Aklımızı kullanmamız ve düşünmemizi de Allah emrediyor.
Kuranı anlamada ve Peygamberi tanımada da yeterince kemale ermiş değiliz. Yeni gelişme ve bilgi farklılaşmasına göre Sözleri idrak etmeye çabalıyoruz.
Bütün bunlar hepsi bir analiz meselesi. Analizi iyi yapmak, samimi olmak, çalışkan olmak ve pozitif davranmak da dini anlama ve yaşamakta temel yaklaşımlarımız.


İlim adamının düşünerek verdiği kararlar değerlidir. Bu düşünce sonucunda vardığı bilgi doğru ise de yanlış ise de değerlidir. Çünkü bilimde bir şeyin yanlışlığının ortaya çıkması da değerlidir. Eğer bir ilim adamı gözlem ile bir karar vermiş ise ve bunu da o anki bilgilerin e dayandırarak hüküm haline getirmiş ise bu ancak o konu hakkında yeni elde edilen bilgiye kadar uygulanabilir. Bilgi değişince yorumlar da değişir tabii olarak.
Ehli-i sünneti savunmak demek 1000 yıl önce verilmiş olan teferruat olacak şekildeki güncel fetvaları savunmak demek midir? O zamanki ilim adamlarının yorumlarını, anlayışlarını, analizlerini din olarak kabul etmek demek midir? Bazı güncel meselelere dinin bakışını izah etmekte evlatlarımıza karşı komik duruma düştüğümüzün farkında mı bazı insanlar.

….
Bazı kaynaklarda kulağa bazı kaynaklarda göze damlatılan şeylerin orucu bozduğu ifade ediliyor. Bu bilgiler bundan 1000 yıl evvel hâkim olunan malumat ile verilen kararlar. Bugün biz biliyoruz ki kulağa damlatılan ve göze damlatılan değil sadece, deriye sürülen kreminden, ağız çalkalamaya kadar her münasebette madde emilimi vardır. Yani ağzınızı çalkaladığınız için bir miktar su emilecek, ağız içinde kalacaktır. Bu orucu bozuyor olabilir mi? Günde 5 vakit abdest alınıyor ise ve ağızdan bu su emiliyor ise ne yapmak lazım? O zaman bu nedir. Cenab-ı Allah’ın kullarına bir ikram olarak görülse yanlış mı olur?
Önemli olanın niyet olduğu çok açıktır. Eğer ki gözüm güzelleşsin diye bir damla kullanıyor iseniz orucunuz zedelenir, ama tedaviniz için zaruri ise, göz tansiyonunuz var ömür boyu ilaç kullanacak iseniz ve iftardan sonra kullanamıyorsanız orucunuz neden zedelensin. Hastalığı veren Rabbim kulunun hangi niyetle ilaç aldığını bilmeyecek mi? Allah’ı kandıran kimse olabilir mi? Kalpleri bilen de ancak Âlemlerin Rabbi değil midir? O zaman din nasihattir hükmünce samimiyeti elden bırakmadan güncel yorumlar yapılmalı ve çareler üretilmelidir. Güncel meselelere de gelişen ilmi katkılar ve yeni öğrenilenler eklenerek ulaşılmalıdır. Bunu da din adamları diğer bilim adamları ile birlikte yapmalıdırlar.


Bu dinde reform yapmak değildir. Dinin naslarını, esasını, özünü anlayıp ona uygun şartlar geliştirmektir. Allah’ın dininin daha iyi anlaşılması ve insanlığın Yaradanlarını daha güzel bilmesini sağlayacaktır. Kolaylaştırmak, gülümsetmek de dinin yaşanmasında önerilen bir metot değil midir?
Daha evvel verilmiş olan kararların, hükümlerin, fetvaların değerli olduğunu ve kıymet arz ettiğini de tekraren ifade etmek lazımdır. Ama o zamana göre. Bu işin özünü baltalayıp dini yumuşatma ve yontma anlamına gelmez. Burada da niyetler önemli haldedir açıkça. Dini bozmak veya anlamak ile alakalıdır konu. Dini anlamak isteyen kişinin Allah’ın verdiği akılı bir kenara bırakması söz konusu olabilir mi? Başkalarının anladığı şekilde anlamaya, farklı anlayışlara kapatmaya kimsenin hakkı/yetkisi/yeteneği var mıdır?
Bazı din adamları(?) bir konu hakkında falan güvenilir kitapta, feşmekân sahih yorumda, değerli falan zata göre deyince adeta dini bir duvar sergiliyor. Evet, o bilgi ve yorumlar değerli idi. Şimdi yeni bilgilerimiz var ve yeni yorumlara ihtiyacımız var. Şimdiki din adamları da bilim adamları da değerli. Değil mi yoksa! Eski ilim adamlarını yüceltirken bugünkü bilim insanlarını yok farz etmek ya da küçümsemek Sünnetullaha uygun davranış olmayacaktır. İlim adamları Peygamber varisleridir.


Şimdiki bilgilerimiz o zaman bilinenlerden fazla ve teferruatlı. Bir ilkokul çocuğunun bilgisi bile 1000 yıl önceki âlimlerin bildiklerinden fazla. Burada değerli olan bilgi olduğu kadar analiz yeteneğidir. Elbette geçmişteki insanların analizleri çok değerli ve onları üstün/yetenekli kılan da bu kabiliyetleridir. Bugünkü bilgiye ulaşma kolaylığı onlarda olsa idi elbette daha farklı analizler yapacaklardı çok açık olarak.
Yeni neslimize bir şeyleri dayatmadan, yeni yorumlara saygılı ve destekleyici olarak bir anlayış içinde olmak lazımdır. Bunu yaparken usul geliştirmeye de yardım etmek lazımdır. İşin esasına dikkat ederek, özünü kaybetmeden ve en mühimi de samimiyeti elden bırakmadan anlamaya çalışanlara destek olmak lazımdır.
Bir de bu çok bağıran, dini muhafaza etmeyi kendisine vazife edinmiş, devamlı insanların gözüne dini sokuşturmaya çalışanların terbiye edilmesi gerekiyor.


Sorumlu insanların günceli yakalamak ve bunu yaparken de işin esasını zedeletmemeye çalışmak gibi bir namus borcu vardır…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.